Skip to main content
Çeviri Blog Yazıları

İngilizce-Almanca Çeviri Zorlukları

By 11 Aralık 2021Şubat 23rd, 2022No Comments
almanca çeviri

İngilizce ve Almanca gibi aynı dil ailesinde yer alan iki dil arasında çeviri yapmanın çantada keklik olduğunu düşünebilirsiniz. Bu konuyla ilgili bilmeniz gereken her şeyi bu yazımızda derledik.

Dünya üzerinde 130 milyondan fazla insan Almanca konuşuyor ve bunların hepsi Almanya’da yaşamıyor. Almanca 42’den fazla ülkede konuşuluyor.

İngilizce ve Almancanın aynı kökenden geldiğini biliyor muydunuz? İspanyolca, İtalyanca ve Fransızca gibi Latince kökenli Romen dillerinin aksine İngilizce ve Almanca, Cermen dil ailesine ait diller. Almanca, Danca ve İsveçce de dahil olmak üzere günümüzde Cermen dil ailesinde 47 dil bulunuyor.

Hamburger, hinterland ya da Über gibi kelimeleri daha önce duymuş olabilirsiniz. İngilizce ve Almancayı karşılaştırdığımızda oldukça benzer olduklarını görebiliriz. Bu iki dil söz dizimi ve gramer açısından birbiriyle uyumlu olmakla birlikte; ekonomi, toplum ve kültürün işleyişine dair ‘ortak bir gerçeklik’ de paylaşıyor.

 

Almanca çeviri yaparken en sık karşılaşılan 5 zorluk ve çözümleri

 

Bu iki dilin cümle yapıları ve kelime dağarcıkları birbirine çok benzer olsa da İngilizce ve Almanca arasında çeviri yaparken dikkat etmeniz gereken bazı gramer, stil ve kültür farklılıkları var. Almanca çeviri yapan uzman çevirmenlerin sıklıkla dile getirdiği zorlukları şu şekilde sıralayabiliriz:

 

ALMANCADA İNGİLİZCEDE OLMAYAN BAZI HARFLER VAR

 

Almanca ve İngilizce aynı alfabeyi kullansa da Almancada, İngilizcede olmayan bazı harfler var: Ä, Ö, Ü ve ẞ.

Genelde bu harfler resmi alfabenin bir parçası sayılmıyor ama konuşma dilini etkiliyor. Örneğin; Ä (‘e’ olarak okunur), Ö, Ü harflerinin üzerinde bulunan çift noktayı (umlaut) gördüğünüzde bunları ince sesli harf olarak okumanız gerektiğini anlayabilirsiniz.

Aynı şekilde, bir kelimede “ẞ” (eszett) harfini görürseniz orada çift s sesi olduğunu ve bu harfi bastırarak okumanız gerektiğini bilirsiniz.

Bu karakterlerin kullanıldığı bazı kelimeler:

İNGİLİZCE ALMANCA
Apples (elmalar) Äpfel (elmalar)
Daughters (kız evlatlar) Töchter (kız evlatlar)
Trains (trenler) Züge (trenler)

 

Bu semboller oldukça yaygın bir şekilde kullanılıyor ve sadece belli başlı kelimelerde bulunuyor, o yüzden genellikle çeviriye etki etmiyorlar.

Bununla birlikte, uluslararasılaştırma sürecinden geçerek web sitenizin ve uygulamanızın bu harflerle uyumlu olduğundan emin olmalısınız. Bu genelde çeviri ve yerelleştirme süreçlerinden daha önce gerçekleşir. Bu süreç, web sitenizin backend kodunun farklı karakter ve aksanlar dahil olmak üzere farklı dillerle uyumlu olmasını sağlar.

 

ALMANCA METİNLER İNGİLİZCE METİNLERDEN DAHA UZUN

 

Almanca, dünyanın en uzun dillerinden biri olmasıyla meşhurdur, yani İngilizce bir metni Almancaya çevirdiğinizde metin önemli ölçüde daha uzun olur. Bu durum, Almancanın tıpkı Fransızca gibi duygu ve düşüncelerin çok fazla dışa vurulduğu bir dil olmasından kaynaklanmaz. Aksine, Almanlar en az ana dili İngilizce olan insanlar kadar kısa, öz ve doğrudan konuşurlar.

Almanca kelimeler ortalama olarak 6 harften daha fazla harf barındırırken İngilizce kelimelerde bu sayı 5’tir. Aşağıda İngilizce ve Almanca metinler arasındaki uzunluk farkını görebilirsiniz.

 

İNGİLİZCE ALMANCA
Your business is built on trust, and you expect the same from your software provider. As a leading software provider and a cloud company, we’re dedicated to building – and keeping – our customers’ trust. [SAP] Ihr Unternehmen ist auf Vertrauen aufgebaut, und Sie erwarten dasselbe von Ihrem Softwareanbieter. Als führender Softwareanbieter und Cloud-Unternehmen widmen wir uns dem Aufbau und dem Erhalt des Vertrauens unserer Kunden.
Through sports, we have the power to change lives. Sports keep us fit. They keep us mindful. They bring us together. Athletes inspire us. They help us to get up and get moving. And sporting goods featuring the latest technologies help us beat our personal best. [Adidas] Sport hält uns körperlich fit. Körperlich und geistig. Sport bringt uns zusammen. Sport hat die Kraft, Leben zu verändern. Wir liefern dir inspirierende Storys von unseren Athleten, jede Menge Motivation, in Bewegung zu kommen, und natürlich immer die neueste Sportbekleidung mit den innovativsten Technologien, die dich zu Höchstleistungen und Bestzeiten antreibt.

 

İşi küresel çevirilerle ilgili olan herhangi bir tasarımcıya sorarsanız bu konuda en zorlu dillerden birinin Almanca olduğunu söyleyecektir. Yaklaşık %35 oranında bir artış, metne birkaç satırın eklenmesi anlamına gelir. Bu da dikkatle hazırlanmış, mobil dostu e-posta veya web sitesi tasarımlarında kargaşaya yol açarak PDF dosyaları ve sunumlar gibi sabit karakterli projelerdeki dokümanların çevirisinde dışına çıkılmaması gereken sınırlar içerisinde çalışmayı imkansız kılabilir.

Almancadaki 5 milyon kelimenin içinde en uzunu hangisi mi? Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun Almanca karşılığı: “Aufmerksamkeitsdefizit-Hyperaktivitätsstörung”. Bu kelime tam 44 harften oluşuyor.

 

ALMANCANIN GRAMERİ DAHA KARMAŞIK

 

Avrupa’da konuşulan pek çok dilde kelimelerin cinsiyeti vardır. Almanca da bu dillerden biri. Almancada kelimelerin cinsiyeti üçe ayrılır: maskülen, feminen ve nötr. İngilizcede tıpkı Türkçedeki gibi kelimelerin cinsiyeti olmadığından dolayı bu durum, ana dili İngilizce olan insanların kafasını karıştırabilir.

Aynı zamanda, Almanca pek çok yabancı dil gibi farklı düzeylerde resmiyet içerir. İngilizcede “you” kelimesi hem “sen” hem “siz” demek için kullanılırken Almancada bu 4 farklı şekilde ifade edilir ve bunlar iletişim kurduğumuz kişiye ve bağlama göre değişir: tekil olan ve konuşma dilinde kullanılan “you” yani “du”, tekil olan ve resmi dilde kullanılan “Sie”, çoğul olan ve konuşma dilinde kullanılan “ihr”, son olarak da çoğul olan ve resmi dilde kullanılan “Sie”.

İngilizcede Türkçede olmayan bir kelime var: “the”. Bu, “belirli tanım edatı” şeklinde tanımlanıyor ve isimleri belirtiyor. Örneğin: the man (adam). Almancada, İngilizcedeki “the” kelimesine karşılık olarak daha fazla kelime var ve bunlara “artikel” deniyor. Bu artikeller kelimelerin cinsiyetine, çoğul olma durumuna ve ismin hâllerine göre kombinlenince 16 şekilde çekimlenebiliyor.

Almanca en karmaşık dillerden biri olmasıyla biliniyor. Almanca-İngilizce arasında çeviri yapılırken Almancanın gramerinin zorluğu göz önünde bulundurulmalı ve yüksek kalitede çeviri elde etmek için sağlam kalite kontrolleri yapılmalı.

 

ALMANCA İNGİLİZCEYE KIYASLA DAHA SPESİFİK OLMAYI GEREKTİRİR

 

Herhangi bir dilde çevirmenlerinize bağlamı sağlamanız çok önemlidir, özellikle de o dil netliğiyle biliniyorsa. Ekibiniz kaliteli bir çeviri sunmak istiyorsa ne tür bir sayfanın veya içeriğin üzerinde çalıştıkları, o sayfaya yönelik hedefleri, resimlerin üzerindeki notlar, sayfa düzeni ve tasarımı hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Çünkü Almancada yanlış ya da aşırı coşkulu bir şey yazarsanız kitlenizin çevirilerinizin kalitesine duyduğu güveni kaybedebilirsiniz. Bu sebeple yaratıcı çeviri, çevirinin çok önemli bir yönüdür. Çeviri yaparak bir sayfayı kelimesi kelimesine çevirebilirsiniz ama yaratıcı çeviri sayesinde nüansı yakalayarak bir kelimeyi veya söz öbeğini kitlenize daha samimi olarak hitap edecek şekilde yerelleştirirsiniz.

Bir çevirmene atadığınız çeviriyle ilgili talimatlarınıza, kelimelerin ve söz öbeklerinin kullanıcı arayüzündeki resimlerde nasıl kullanılacağı, içerikle ilgili talimat veya markayla ilgili stratejik bilgiler ve çeviride kullanılacak ton hakkında notlar eklemeyi unutmayın. Bu notlar sayesinde çevirmenlerinize, çeviri ve yaratıcı çeviride gerekli olduğu ölçüde kullanabilecekleri bilgileri sağlamış ve daha spesifik olma imkanı tanımış olursunuz. Bunu, referans olarak kullanabileceğiniz sözlük ve çeviri hafızasını otomatik olarak oluşturan çeviri araçları aracılığıyla doğrudan gerçekleştirebilirsiniz.

 

ALMANCA DAHA MESAFELİ BİR DİL

 

Kültürel açıdan baktığımızda, ana dili İngilizce olan insanlar daha coşkulu olmakla birlikte duygu ve düşüncelerini de daha çok ifade ederler. Almanca gibi diller ise daha kibar ve mesafelidir. Kelimeleri ve söz öbeklerini tekrarlamak çok cüretkar, ısrarcı veya çıkarcı görülebilir.

Müşterilere yönelik bir içeriği İngilizceden Almancaya çevirirken dikkat edilmesi gereken nokta, İngilizcenin genellikle çok daha cüretkar ve enerjik olmasıdır. ‘CoffeeMaster2000 ürününe bayıldım, mutfağıma harikulade bir hava kattı. O kadar güzel kahve yapıyor ki parmaklarını yersin. Sabahlarıma neşe katıyor.’ gibi bir cümle Amerikalı bir müşteri tarafından kurulabilir. Ancak bunu ana dili Almanca olan bir kitleye aktarmak istiyorsanız bu cümlelerdeki coşkuyu ve enerjiyi olabildiğince azaltmanız gerekir, yoksa bu yorumun bir kahve makinesi için aşırı coşkulu olduğunu düşünürler.

İngilizce konuşan kitleler için pazarlama bağlamında böyle bir metin yazmak çok mantıklı olsa da bu, yerelleştirmenin gerçek hayatta nasıl yapıldığına dair çok iyi bir örnek. Yerelleştirme, yalnız bir içerikteki kelimeleri başkalarıyla değiştirmek değildir. O metni, hedef kültürün içinden gelen birinin kaleminden çıkmış gibi gösterebilmektir.

Tüm pazarlama metinlerinin belli başlı hedefleri vardır. Bu hedefler, e-posta hesabınıza abone olan insanları para ödeyen müşterilere dönüştürmek ya da yeni özellikler ve ürünler hakkında insanlara bilgi vermek olabilir. Çevirmenler, Alman kitlenizde yankı uyandıracak unsurlar ve söz konusu hedefler arasındaki dengeyi iyi kurabilmelidir. Buna benzer başka içeriklerimizi okumak için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Hızlıçeviri Hakkında Daha Detaylı Sorularınız mı Var?

Hızlıçeviri ile ilgili tüm sorularınız için bize 0 850 885 0 495 numarası ya da [email protected] mail adresi üzerinden ulaşabilirsiniz. Tüm sorularınızı cevaplamaktan memnuniyet duyarız.

Blog içeriklerimizden haberdar olmak için kayıt olun.