Skip to main content

YERELLEŞTİRME STRATEJİNİZİ GELİŞTİRMENİZ İÇİN 10 İPUCU

 

Eğer iyi bir yerelleştirme stratejiniz varsa şirketiniz yeni pazarlara yelken açmakta sorun yaşamayacaktır. Başka ülkelerde zar zor hizmet veren bir şirket ile başarılı ve uzun ömürlü büyüme performansı gösteren bir şirket arasındaki fark nedir? Kısaca yerelleştirme stratejisi diyebiliriz.

 

Yerelleştirme Stratejisi Nedir?

Yerelleştirme stratejisi, içeriğinizi yeni bir kitleye yabancılık çekmeyecekleri bir biçimde hitap edip onlarla bağ kurabilecek şekilde çevirmenizi sağlayan genel içerik planınızdır.

Yerelleştirme stratejisi ile şirketiniz hem hizmet vereceği pazarları hem de o pazardaki içerik pazarlama hedeflerini tanımlar ve belirler.

 

Neden Yerelleştirme Stratejisine İhtiyacınız Var?

Tamamen yerelleştirilmiş bir içerik kullanıcıları cezbeder çünkü içinde sadece İngilizceden çevrilmiş kelimeleri değil, aynı zamanda ilgili kültürel nüansları da barındırır ve böylelikle okur içeriği garipsemez.

Doğru bir yerelleştirme stratejisi, markanızın yeni pazarlara başarılı bir şekilde giriş yapması için uygulayabileceğiniz sistemli bir planın temelini oluşturabilir.

 

Yerelleştirme Stratejinizi Geliştirin

Şirketinizde uygulayabileceğiniz ve yerelleştirme yaparken aklınızda bulundurmanız gereken 10 önemli ipucu:

 

  1. YEREL ÇEVİRMENLER YERELLEŞTİRME UZMANIDIR

Bir kültürü en iyi o kültürün içinde yaşayan insanlar bilir. İster çalışan veya acente ister ülke içi ortaklık olsun, hedef pazarların yerel uzmanlarından yararlanın.

Böylelikle, ekibiniz kullanıcılara en kaliteli, yerelleştirilmiş deneyimi sunabilir. Bu madde, herhangi bir yerelleştirme stratejisinin en önemli unsuru sayılabilir. Yerelleştirme kelimesinin içinde “yerel” kelimesinin geçtiğini unutmayın.

Ülke içinden gelen geri bildirimin öneminin farkında olun. Hatta önceden biraz hazırlık yaparsanız yerel pazardaki dinamikleri, tercihleri, rakipleri, kanalları, tanıtım stratejilerini ve başka pek çok şeyi daha iyi kavrarsınız. Genelde, bir ülkede kullandığınız içerik ve pazarlama taktikleri başka bir ülkede işe yaramayacaktır.

 

  1. YERELLEŞTİRME STRATEJİNİZİN TEMELİNİ HATIRLANMAYA DEĞER DENEYİMLER OLUŞTURSUN

İnsanlar farklı pazarlarda markanızın adını duyduğunda akıllarına neler geliyor? Güvenilirlik, kullanım kolaylığı ve kalite mi? İç pazarda markanız çok iyi biliniyor olabilir ama bu marka kimliğini başka pazarlara nasıl taşıyabilirsiniz? İlk andan itibaren çok güçlü bir imaj yaratmalısınız.

Markanızı, markanızın stilini, kimliğini, renklerini açık bir şekilde belirler ve karşı tarafa iletebilirseniz, potansiyel müşterileriniz siz ve rakipleriniz arasında kaldığında sizi seçecektir.

Ancak her pazarın farklı olduğunu unutmayın. Şirketinizin adı bile başka bir dilde istenmeyen anlamlara gelebilir ve bunun farkında olmayabilirsiniz. Yerelleştirme stratejinizi oluşturmanın püf noktalarından biri hizmet vereceğiniz bölgeler ve pazarlar hakkında araştırma yaparak o bölgeye özel bir deneyim sunmaktır.

Müşterilerin logonuzu ve marka adınızı gördüğünde ya da marka adınızı duyduğunda ne düşündüklerini öğrenmek ve kimliğiniz hakkında neler bildiklerini saptamak için her pazarda araştırma yapın. Marka kimliğinizin her pazarda farklı bir “aroması” olduğunu fark edeceksiniz. Bu yüzden, markanız için hafızalardan çıkmayacak yeni bir hikaye yaratmak adına bazı pazarlarda diğerlerine göre daha çok çaba sarf etmeniz gerekebilir.

 

  1. SADECE ÇEVİRİYE DEĞİL YERELLEŞTİRMEYE DE ODAKLANIN

Her anlamda başarılı bir yerelleştirme stratejisi oluşturmak istiyorsanız şirketiniz, hedef pazarların her birinin kendine has kültürüne uygun bir şekilde hizmet vermek için emek harcamalıdır.

Uber’in kurucusu Travis Kalanick’in şu sözünü hatırlayalım: “Her şehrin ulaşım sorunları, yoğunluğu, ulaşım alternatifleri, düzenlemeleri ve ulaşım kültürü bile kendine özgüdür.”

Yerel pazar hakkında bilgi edinmenin Uber gibi bir şirket için önemli olduğu su götürmez bir gerçek ama aynısı diğer şirketler için de geçerli. Müşterileriniz hangi sorunlarla karşılaşıyor? Diğer pazarlarda ürününüzün veya hizmetinizin başka hangi alternatifleri var?

Şirketiniz hangi yerel alt kültürde bulunuyor? Bu tür bilgilerin yerelleştirme stratejinize dahil edilmesi önemlidir.

 

  1. KÜRESEL PAZARLAMA DİLİNDEN KÂR ELDE EDİN

Yerelleştirmenin sıklıkla göz ardı edilen bir avantajı, genel pazar konumlandırma stratejinizi etkilemesi ve ana markanıza hedef pazarda bile değer katabilmesidir.

Yerelleştirme stratejinizi hayata geçirirken bir yandan da başarılarınızı takip edin ve bunları marka pazarlama stratejinize dahil etmeyi unutmayın.

Neredeyse her şirket başlangıçta sadece yerel pazarda hizmet verir ancak uluslararası pazarlarda etkin olmaya başladığınızda pazarlama dilinizi uluslararası standartlara uygun olacak şekilde değiştirmelisiniz. Bununla birlikte, hem küresel bir şirket olup hem de kökenlerinize bağlı kalabilirsiniz.

 

  1. ÖZGÜN BİR YERELLEŞTİRME STRATEJİSİ

Yerel pazarlarda birçok rakibiniz olabilir ama bu sizin ilerlemenize engel olmamalı. Aksine, rekabetin fazla olması bulunduğunuz pazarın gücünü gösterebilir.

Rakiplerinizde bulunmayan özellikleri bünyenize katarak onların önüne geçebilirsiniz. Bu özellikler, sizi rakiplerinizden ayıracak ve müşterilere cazip gelmenizi sağlayacak katma değerli ek hizmetleri kapsar.

Basit bir pazar araştırmasıyla birtakım konseptleri önceden test ederek bu konseptlerin yerel pazara ve yerel pazarın kültürüne uygun olduğundan emin olun. Aynı zamanda, hedef pazarlara uygun siteler oluşturmak için bu bilgileri web sitesi yerelleştirme sürecinize dahil etmeyi unutmayın.

 

  1. TEKLİFLERİNİZİ FARKLI BÖLGELERE UYGUN BİR ŞEKİLDE YAPIN

Pek çok şirket, yeni bir pazarda hizmet vermeye başladığında ücretlerin iç pazardaki ücretlerle aynı olması gerektiği varsayımında bulunarak hataya düşer.

Bu şirketler başlangıçta hep zorluklar yaşar çünkü o pazardaki yerel rakipler daha cazip fiyatlar sunuyor olabilir. Üründe değişiklikler yaparak veya bazı pazarlardaki fiyatları arz ve talebe göre azaltarak ya da arttırarak bu rekabet ortamına ayak uydurabilirsiniz.

Her pazarın farklı olduğunu göz önünde bulundurun ve tekliflerinizi buna uygun bir şekilde yapın.

 

  1. HALKTAN BİRİ OLUN

Yeni bir pazara giriş yapıyorsanız o pazarda varlığınızı hissettirmelisiniz.

Güncel olaylardan haberdar olun ve yardıma ihtiyaç duyduklarında yerel halka yardım edin. Örneğin, bölgede bir afet meydana gelmişse ya da başka herhangi bir ihtiyaç varsa yerel çalışanlarınızın zamanını veya hizmet ve ürünlerinizi kurumsal bağış olarak samimi bir biçimde halka sunabilirsiniz.

Müşterilerinizle bağ kurabileceğiniz önemli anları yakalayın ve bölge halkına yardımda bulunun.

 

  1. MOBİL KULLANICILARA YÖNELİK OPTİMİZASYON YAPIN

Masaüstü web siteniz için çeviri içerik oluşturmak büyük ihtimalle yerelleştirme stratejinizin odak noktasındadır ancak akıllı telefon uygulamaları dahil olmak üzere mobil platformlar için içerik üretmeye de aynı önemi vermelisiniz.

Şirketinizin büyümesi için benzersiz bir fırsat sunduğu için uygulamalara yönelik yerelleştirilmiş içerik üretmek de özellikle önemlidir. Araştırmalar, her bir pazarda yerelleştirilmiş farklı uygulamalar olmasının müşteri kazancını iki hatta üç basamaklı yüzdelerle arttırabildiğini gösteriyor.

Uygulama geliştirmeyi yerelleştirme stratejinize katmamak, özellikle de Afrika ve Orta Doğu gibi mobil büyümenin yükseliş gösterdiği pazarlarda büyüme potansiyelinizi önemli ölçüde engelleyebilir.

 

  1. SOSYAL BİLEŞENLERİ DİKKATE ALIN

Yerelleştirme çabalarınızın büyük bir bölümünün mobil platformlara ayrılması gerekli olsa da her bir pazardaki sosyal ağ trendlerini dikkate almak da bir o kadar önemli.

Facebook ve Twitter gibi sosyal ağlar bütün dünyada yaygın olsa da Business Insider‘a göre şartlar gerektirdiğinde yerel ağlar kullanılmalıdır.

Örneğin, Çin’in Qzone adlı sitesi dünyanın en büyük üçüncü sosyal ağıdır. Bu yüzden, Çin pazarında başarılı olmak isteyen şirketler, o bölgeye özel yerelleştirilmiş içerikleri ve uygulama indirme bağlantılarını bünyesinde bulunduracak şekilde bu ağda aktif olmalıdır.

 

  1. YERELLEŞTİRMENİN TEKNİK YÖNÜNÜ HESABA KATIN

Yerelleştirme, bir web sitesinin içeriğini çevirmekle bitmez. Yazı tipi boyutu, web sitesi sayfa düzeni ve tasarım dahil olmak üzere göz önünde bulundurulması gereken bazı teknik unsurlar vardır.

Tüketiciler, her ne kadar içeriğinizle karşılaştıklarında bilgi arayışında olsalar da bu bilginin onlara doğal ve samimi gelmesi çok önemlidir. Örneğin, Çin pazarına uygun bir şekilde yerelleştirilmiş bir site kurduğunuzu gözünüzde canlandırın. İçerik baştan aşağı ustalıkla işlenmiş ama sitenizdeki sayfa düzeni yakın zamanda kurulmuş olan Rusça bir sitedeki sayfa düzeniyle aynı.

Ne var ki, okunaklı olmaları adına Çince karakterlerin Rusça karakterlerden daha büyük olması gerektiğinden yazının bir kısmı sayfa düzenindeki menü çubuğunun dışına taşarak içeriğin okunmasını imkansız kılıyor ve bu yüzden potansiyel müşterileri kaybetmiş oluyorsunuz.

Çeviri teknolojiniz, çevirmenlere çeviri yaparken web sitenizin görsel bir ön izlemesini de görebilecekleri Bilgisayar Destekli Çeviri (CAT) araçlarını sağlıyorsa, farklı dillere uyumlu olması için sayfa düzeninizin ve/veya metnin değiştirilmesinin gerektiği durumları tespit etmek kolaylaşır.

 

Yerelleştirme Stratejisinin Planlanması Ufak Adımlarla Başlar

Bu yöntemleri yerelleştirme stratejinize dahil ettiğinizde uluslararası anlamda hızlı bir şekilde büyüyeceksiniz.

Şirketinizin başarısının devamlı olmasının sırrı yerelleştirmedir, yani sadece birtakım kelimeleri çevirmenin ötesine geçip hedef pazarların kültürlerini anlamak ve uyum sağlayabilmek.