Skip to main content
Tag

çeviri

Patent Çevirisi Hakkında Bilmeniz Gerekenler

patent çevirisi

Patent çevirisi söz konusu olduğunda başarıya ulaşmak için titiz davranılmalıdır. Özellikle çevirmenin yetkinliği ve çevirinin kalitesi, patent başvurusunun onaylanması üzerinde çok önemli bir etkiye sahiptir. Orijinal metne sadık, anlatımı net, anlamsal olarak titiz, yüksek kaliteli ve doğru bir çeviri, okuyucuların (patent inceleme uzmanı dahil) kaynak metni tam olarak anlamalarına olanak sağlar.

Aksine yetersiz bir çeviri, yanlış anlaşılmalara sebep olabileceğinden, patent başvurusunun başarısızlıkla sonuçlanmasına yol açabilir. Profesyonellikten uzak bir patent çevirisi, yalnızca patent verilme olasılığını değil, aynı zamanda patentin süresi ve patentin uygulanabilirliğini de büyük ölçüde etkileyecektir.

Patent Çevirisinde Genel Sorunlar

Patent çevirisi, normal bir çeviriden çok daha yüksek bir standart gerektirir. Bu bağlamda, çevirinin başarıya ulaşması için, hem çevirmen hem de editör teknik içeriği tam olarak anlamalı, doğru ve profesyonel bir şekilde hedef dile çevirmelidir. Patent çevirisinde sıklıkla karşılaşacağınız zorluklar ise şunlar:

Dilbilgisi

Her türlü patent belgesinde, doğru bir çeviri elde etmek için dilbilgisi yapısına tamamen hakim, yüksek nitelikli çevirmenlerle çalışmanız gerekir. Çeviri kalitesi, patentin tüm yaşam döngüsünü etkileyeceğinden, süreç, yüksek donanımla ve titizlikle ele alınmalıdır. Bu, iyi yapılandırılmış bir patent çevirisinin temelini oluşturur.

Terminoloji

Patent çevirisi yaparken, tercümanın teknolojiye özgü, kapsamlı bir terimler sözlüğü geliştirmesi çok önemlidir. Tercüman, teknolojik terimlerin anlamlarını belirlemek için web tabanlı sözlüklerden veya profesyonel sözlüklerden yardım alabilir. Bununla birlikte her bir teknik alan, genellikle kendine karşılık gelen bir terminoloji kitaplığına sahiptir. Aynı kelimeler farklı alanlarda farklı anlamlara gelebileceğinden, terminolojiden yararlanmak hem tutarlılığı arttırır hem de doğru çeviriyi elde etmenizi sağlar.

Anlam Bütünlüğü

Bir cümle, kelimelerin bir arada nasıl kullanıldığına bakılmadan kelime kelime tercüme edilirse, çeviri orijinal anlamından sapabilir ve böyle bir tercüme iddiaların anlaşılırlığını kötü yönde etkiler. Bu nedenle anlamın bütünlüğüne dikkat edilmeli ve alanında uzman çevirmenlerle çalışmalısınız.

Uzun Cümleler

Patent başvurusu, genellikle çok sayıda uzun cümle içerir. Uzun cümleler içerisinde çok sayıda bileşen bulundurduğundan, çeviriyi zorlaştırır. Cümle segmentasyonu, bu zorluğu yenmenin en etkili yollarından biridir. Ancak, eşleşen cümleler arasındaki mantıksal ilişki yanlış yorumlanırsa çeviri kaynak metnin taşıdığı asıl anlamdan uzaklaşır. Ayrıca cümle segmentasyonunun kendisi de hatalara neden olabilir. Çevirmenler, cümleleri yalnızca dilbilgisi kurallarına göre ayırmaktan kaçınmalıdır.

Akıcılık

Bir patent çevirisinin akıcı olmaması, okuyucular üzerinde hedeflenen etkiyi yaratmada sorunlara yol açar. Patentin verilme şansını azaltabilir, patent için geçerlilik süresi veya uygulanabilirlik kapsamında sorunlar yaratır.

Yasal Yükümlülükler

Patent başvuru belgesi, hedef ülkenin yasal yükümlülüklerine uygun hazırlanmalıdır. Formaliteler, çevirmen tarafından dikkate alınmalıdır. Aksi halde formaliteye uygun olmayan patent çevirileri, patent başvurusunun incelenmesinden sonra reddedilir. Uygunluk sorunları, buluşu patentlenemez hale getirebilir. Örneğin Çin Patent Yasasına göre, piyango ve tıbbi tedaviler için patent verilmez.

Zorlukların üstesinden gelmek için stratejiler

Hızlıçeviri olarak patent belgelerini profesyonel ve doğru bir şekilde tercüme ediyoruz. İşte yukarıdaki bahsettiğimiz zorlukların üstesinden gelmek için kullandığımız çözüm önerileri:

Dilbilgisi

Çeviri yeterliliği, güçlü gramer bilgisi ve sektöre özel kelime bilgisi gerektirir. Bu nedenle patent çeviri hizmetini sadece alanında uzman ve iyi eğitimli çevirmenlerden almalısınız. Sadece bilimsel uzmanlık sahibi ve iki dile de hakim çevirmenler, patent çevirmeni olabilir.

Terminoloji

Çevirmen, her bir terimi doğru şekilde çevirebilmek için hedef sektör hakkında güçlü bilgiye sahip olmalı ve tüm teknik detayları bir bütün olarak anlamalıdır. İlk olarak, çevirmen patent başvuru belgesini dikkatlice incelemeli, çizimler, tanımlar, düzenlemeler ve teknik senaryolar dahil olmak üzere farklı bölümleri iyi bir şekilde anlamalıdır. Bu bölümler bağlamlarıyla birlikte anlaşıldıktan sonra, çevrimiçi araçlar kullanılmalı, bilgileri zenginleştirmek için diğer uzmanlara danışılmalıdır.

Anlam Bütünlüğü

Cümle, kelime kelime çevirilerin bir kombinasyonundan ziyade, bağlamdan uzaklaşmadan, bir bütün olarak çevrilmelidir. Çevirmen önce teknik içeriği anlamalı, ardından ifadelerin anlamlarını bağlama uygun yorumlamalı ve son olarak onu düzgün bir şekilde hedef dile çevirmelidir.

Uzun Cümleler

Birçok çevirmen, çeviri projelerinde kendilerine yardımcı olması için CAT (Bilgisayar Destekli Çeviri) araçları kullanır. Ancak unutmamalısınız ki çeviri belleği, çevirinin kusursuzluğunu garanti edemez. Uzman çevirmenler, çevirilerinin doğruluğunu artırmak için; belirlenilen cümle kalıplarını metnin geneline uygular. Bu şekilde, tüm teknik çözüm tutarlı bir şekilde tercüme edilebilir. Bazı kısımların yanlış olduğu fark edilirse, hemen geri dönüp düzeltilebilir ve sonraki toplu düzeltmeler için not alınabilir.

Akıcılık

Çeviri, doğru, akıcı ve açık olmalıdır. Bu nedenle patent çevirmeni, hedef dilde okuma ve yazma becerilerini geliştirmelidir. Ancak patent çevirisi hassas bir alan olduğundan, akıcılığın arttırılması için sözcük çıkartma gibi özgür dokunuşlardan uzak durulur.

Yasal Yükümlülükler

Bir patent çevirmeni, hedef ülkenin yasalarına aşina olmalı ve patent hazırlama deneyimine sahip olmalıdır. Çevirmen, yasalara uygun olmayan herhangi bir içerik bulduğunda, başvuru sahibi ile zamanında iletişime geçerek gerekli değişiklikleri yapabilir ve olası risklerden kaçınabilir.

Düzenlemeler

Yukarıdaki tüm gereklilikler karşılandıktan sonra, alanında uzman bir editör tarafından taslak çeviri gözden geçirilmelidir. Çevirmenler çoğu zaman avukat veya patent uzmanı olmadığından, editörün hukuk alanında uzman olması tercih edilir. Editör, patent başvurusunun doğru, akıcı ve patente uygun olduğundan emin olmak için orijinal metnin tamamını çevrilmiş metinle karşılaştırır. Ayrıca yanlış çeviriyi önlemek için yukarıda bahsettiğimiz tüm önlemler hakkında uygulayıcı olmalıdır.
İyi bir patent çevirisi, patent sürecini daha sorunsuz hale getirir, daha büyük bir etki yaratma olasılığını ve patentin uygulanabilirliğini artırır. Kalite kontrole yapılan tüm yatırımlar, patentin tüm yaşam döngüsü boyunca karşılığını verecektir. Kendini kaliteli çeviri hizmeti sunmaya adamış Hızlıçeviri ile, patent süreçlerinize değer katabilir, süreçlerin yukarıda bahsettiğimiz sorunlardan arınmış bir şekilde sonuçlanmasını sağlayabilirsiniz.

Hızlıçeviri Hakkında Daha Detaylı Sorularınız mı Var?

Hızlıçeviri ile ilgili tüm sorularınız için bize 0 850 885 0 495 numarası ya da [email protected] mail adresi üzerinden ulaşabilirsiniz. Tüm sorularınızı cevaplamaktan memnuniyet duyarız.

Blog içeriklerimizden haberdar olmak için kayıt olun.

Etkili Yerelleştirme Stratejisi Nasıl Oluşturulur?

Etkili yerelleştirme stratejisi
Farklı ülkelerden müşterileri anlamak, hedeflemek ve onlara ulaşabilmek için etkili bir yerelleştirme stratejisi oluşturmanız gerekmektedir. Sadece çeviriyle yeni pazarlara açılmayı hedeflemek sizi beklenmedik sonuçlarla karşı karşıya bırakır. Çeviri, yerelleştirmenin kritik bir bileşeni olsa da, etkili yerelleştirme stratejisindeki tek faktör değildir.
Bu yazımızda, hedef pazara ulaşmanıza yardımcı olmak için yerelleştirmenin ne olduğunu, strateji tekniklerini ve başarılı yerelleştirilmiş bir pazarlama stratejisinin nasıl uygulanacağını ele alacağız.

Yerelleştirme Stratejisi Nedir?

Yerelleştirme stratejisi; mal veya hizmetlerinizi en iyi şekilde pazarlamak için, o bölgenin kültürünü, alışkanlıklarını ve davranışlarını içeren bir eylem planıdır. Yeni içerik oluştururken stratejinin her departman tarafından anlaşılması gerekir, çünkü her bileşen yerelleştirme sürecini etkileyecektir.
Dış pazarlara açılırken, markanızın davranışlarını ve içeriklerini özel olarak hedef bölgeye uyarlamanız gerekir. Aksi takdirde, hedef kitlenize yabancı kalma riskiyle karşı karşıya kalır ve tutarlı bir kullanıcı deneyimi sağlama konusunda sorun yaşarsınız.
Yeni bir pazara açılıp, yeni bir kitleyle etkileşime geçtiğinizde, özel olarak hazırlanmış bir yerelleştirme stratejisi, onlara ulaşılabilir ve yerel bir işletmeyle karşı karşıya olduklarını hissettirecektir.
Yeni bir pazara girerken etkili bir yerelleştirme stratejisi için bazı anahtarlar şunlardır:
  • Kültürel normları anlamak
  • Potansiyel müşterileri, onların davranışlarını ve satın alma alışkanlıklarını araştırmak
  • Çeşitli ve kabul edilebilir ödeme seçenekleri sunmak
Yerelleştirme stratejisi oluşturmanın temel ilkesi, yerel pazardan bağımsız olarak doğru bir kullanıcı deneyimi sunan global bir marka oluşturmaktır. Yerelleştirme stratejisi oluştururken birkaç yöntem izlenebilir. Her birinde avantajlar ve dezavantajlar bulunsa da, nihai hedef her zaman aynıdır. Etkili bir strateji, genel içeriğinizi yerel kapsamda yayınlamanın olası aksiliklerini ortadan kaldırıp, müşteri erişiminizi artıracaktır.

Yerelleştirme Stratejisi Nasıl Planlanır ?

Bir yerelleştirme stratejisi geliştirirken hesaba katılması gereken üç ana bileşen vardır:
Dijital Pazarlama
Yeni bir pazara girerken, yalnızca bu yeni pazarın tükettiği içerik türleri değil, aynı zamanda içeriği nasıl tükettiği de hesaba katılmalıdır. Örneğin, bir bölge satın alma davranışı gerçekleştireceği zaman telefon kullanırken, diğer bir bölge masaüstü bilgisayarlara daha alışık olabilir.
Temel dil aynı olsa bile, yerelleştirme stratejisi ile içeriği belirli bir yerel ayara uyarlamak gerekecektir. Klasik bir örnek “cips” kelimesidir. Cipsler, ülkesine bağlı olarak kızarmış patates dilimleri (patates kızartması) veya ince dilimlenmiş kızarmış cips anlamına gelebilir.
Kültürel Değerler
Yeni bir yerelleştirme stratejisi oluştururken, kültürel normları ve standartları belirlemek çok önemlidir. Söz öbekleri, saygı ifadeleri hatta emojiler bile hedeflediğiniz ülkeye göre farklı anlamlar taşıyacaktır.
Örneğin Amerikan fast food zinciri KFC, Çin pazarına girmeye karar verdiğinde “parmak yalamak iyidir” sloganını “parmaklarınızı yiyin” şeklinde çevirmiştir. Görüldüğü üzere bire bir çeviri istenmeyen sonuçlara yol açabilir.
Satın alma Tercihleri
Müşterilerinizin satın alma tercihleri, ülkeden ülkeye değişkenlik gösterir. Hedef kitleniz satın alma davranışını gerçekleştirirken, onlara alışık oldukları sistemi (Çin özelinde WeChat Pay gibi) sunmak dönüşüm oranınızı artırır. Ayrıca hedef kitlenize yerel para birimlerinde ödeme imkanı sunmalısınız.

Etkili Yerelleştirme Stratejileri

Etkili bir yerelleştirme stratejisinin anahtarı, bölümler arası iletişim, esneklik ve uyarlanabilirliktir.
Yerelleştirme sürekli devam eden bir süreçtir. Ve bu sebeple yerelleştirme, günlük operasyonların bir parçası olmalıdır. Bir şirket yeni bir ürünü veya ürün grubunu piyasaya sürerken, yerelleştirmeyi her geliştirme aşamasında uygulaması gerekir. Eğer yerelleştirmeyi işinizin bir parçası olarak görür ve süreçlere en başından dahil ederseniz, olası kötü sonuçlardan korunmuş olursunuz.
Etkili bir yerelleştirme stratejisi, aşağıdakiler dahil olmak üzere beş bölümden oluşur:

Yerelleştirme çalışmalarınızı iş akışınıza dahil edin

Yerelleştirme çalışmalarının başarılı olabilmesi için tüm departmanların etkili bir şekilde iletişim kurması gerekir. Yerelleştirme çalışmalarınızı, süreçlerinize entegre ederek projenizin hızını ve dönüşüm oranını arttırabilirsiniz.
Kaynak dildeki içeriğin bir veya daha fazla dilde işlenmesi
Yerelleştirme çalışmalarınızda en önemli noktalardan biri de çevirmenlerinizin hedef dile ve arkasındaki kültürel normlara hakim olmasıdır. Bu bağlamda çeviri hizmetine profesyoneller aracılığı ile ulaşmak, oluşabilecek hatalardan sizi korur.
Kalite Güvencesi
İçerikleriniz profesyoneller tarafından çevirilmiş olsa da maksimum kaliteyi elde etmek için içeriklerinizin kontrol edilmesi gerekmektedir.
Yerelleştirilmiş içeriğin dağıtımı
Yerelleştirilmiş içerik hedef kitleye sunulmadan önce iyice incelenmelidir. Bu konuda hedef ülke içerisinden bir iş ortağıyla çalışmak olası problemlerden sizi korur.
KPI’lar aracılığı ile performansın ölçülmesi
Süreç dağıtımla bitmez. Herhangi bir içerik optimizasyonunda olduğu gibi, yerelleştirilmiş içeriğin de performansını ölçmeniz gerekir. KPI’ları ölçerek üretilen içeriğin yeniden düzenlenmesi veya değiştirilmesi konusunda aksiyon alabilirsiniz.
Sonuç olarak etkili bir yerelleştirme stratejisinin uygulanması zaman ve efor gerektirir. İçeriklerinizin çevirilmesi sadece sürecin başlangıcıdır. Yeni bir ülkeye açılırken adımlarınızı sağlam atmak ve çalışmalarınızın maksimum sonucu verebilmesi için, ihtiyaçlarınızı anlayan bir hizmet sağlayıcısıyla çalışmalısınız.
Hızlıçeviri’nin çeviri ve yerelleştirme hizmetleri hakkında daha detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hızlıçeviri Hakkında Daha Detaylı Sorularınız mı Var?

Hızlıçeviri ile ilgili tüm sorularınız için bize 0 850 885 0 495 numarası ya da [email protected] mail adresi üzerinden ulaşabilirsiniz. Tüm sorularınızı cevaplamaktan memnuniyet duyarız.

Blog içeriklerimizden haberdar olmak için kayıt olun.

Global SEO Stratejisi Nedir ve Nelere Dikkat Edilmelidir?

Global SEO Stratejisi

Eksiksiz ve uçtan uca global bir müşteri deneyimi sunabilmek için, müşterilerinize kendi dillerinde ulaşmanız gerekir. Global SEO stratejisi tam da bu yüzden önemlidir.

Bu yazımızda yeni pazarlara açılırken karşılaştığınız dil sorunlarını çözmenize yardımcı olmak adına bazı önemli hususları bir araya getirdik. Dünya çapındaki müşterilerinize SEO uyumlu içeriklerinizi sunmak için aşağıda paylaştığımız ögeleri bir kontrol listesi olarak kullanabilirsiniz.

 

Global SEO Stratejisinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tüm içerikleriniz için kullanıcı odaklı düşünmelisiniz. Bu, yerelleştirme çalışmalarınıza başlamadan önce hedef kitlenizin davranışlarını ve nasıl arama yaptığını anlamakla başlar. İşte başarılı bir stratejinin 3 ana başlığı:

 

Global SEO Stratejiniz İçin Anahtar Kelime Araştırması

Tüm anahtar kelime araştırmaları, hedef bölgedeki profesyonel dil bilimciler tarafından yapılmalıdır.

Dil Özelinde Anahtar Kelime Araştırması Yapın

Anahtar kelimeleri bir dilden diğerine çevirip kopyalarsanız popüler kelime gruplarını ve popüler arama biçimlerini kaçırırsınız. Bu sebeple her ülke özelinde yeni bir anahtar kelime araştırması yapmanız gerekiyor. Detaylı çalışmalarınız sonucunda ülkenizdeki bazı anahtar kelimelerin başka dillerde kullanılmadığını göreceksiniz.

Anahtar Kelimeleriniz İçin Bölgesel Araştırmalar Yapın

Her ülke için yeni bir anahtar kelime araştırması yapmanın yeterli olduğunu düşünebilirsiniz ancak yerelleştirme faaliyetlerinizin maksimum sonucu verebilmesi için bölgesel bazda düşünmeniz gerekiyor. Anahtar kelimeler ülkeden ülkeye farklılık gösterdiği gibi bölgeler arasında da farklılık gösterir.

Kitleye Özel Kelime Seçiminde Bulunduğunuzdan Emin Olun

Hedef kitleniz, anahtar kelime seçimlerinizde büyük rol oynar. Kullanıcılarınızın yaşına, cinsiyetine ve satın alma gücünü göz önünde bulundurarak, uygun anahtar kelimeler belirleyebilirsiniz.

Hedef Kitlenizin Tarayıcı Kullanma Davranışlarına Odaklanın

Hedef kitleniz çoğunlukla mobil cihazından mı arama yapıyor? Çoğunluğun kullanmayı tercih ettiği belirli bir tarayıcı var mı? Eğe bu soruların cevaplarını biliyorsanız, anahtar kelimelerinizi de bu cevaplar ışında seçerek başarıya bir adım daha yaklaşabilirsiniz.

 

Global SEO Stratejiniz İçin İçerik Üretimi

Markanızı görücüye çıkarmadan önce yerelleştirilmeye hazır içeriklere sahip olmak, yeni pazarlara açılmak isteyen firmaların yaşadığı problemlerden sizi korur. Yerelleştirilmiş içeriklerinizi global SEO stratejinize göre kolayca optimize edebilirsiniz.

Global SEO Stratejinizle Uyumlu İçeriklere Sahip Olun

İçeriklerinizle başarıya ulaşma konusunda dikkat etmeniz gereken en önemli noktalardan biri SEO stratejiniz ve içeriğinizin arasındaki uyumdur. Her içeriğiniz için SEO çalışması yapmak bu uyumu maksimuma çıkartır.

Global SEO Fikirleri İçin Rakiplerinizi Araştırın

Rakipleriniz, benzer içerikler için en iyi anahtar kelimeleri zaten keşfetmiş olabilir. Bu sebeple rakiplerinizin çalışmalarını çözümleyin. Kullanabileceğiniz doğru stratejileri keşfederek onları nasıl geliştireceğinize odaklanmak sizi hızlandıracaktır.

Doğru Meta Veriler ve Medya Açıklamaları Global SEO Skorunuzu Etkiler

Meta veriler, web sitenizin içeriği konusunda arama motorlarına daha fazla bilgi vermek için kullanılır. Doğru meta veriler ve medya açıklamaları, global SEO skorunuzda artış sağlar.

 

SEO Belgeleme

Son olarak, global SEO stratejinizi belgeleyerek ve diller arasında tutarlılığı sağlayarak yerelleştirme ekibinizin performansını arttırabilirsiniz.

Bir Stil Kılavuzu Oluşturun

Ana dilinizdeki içerikleriniz için bir stil kılavuzunuz olabilir, ancak her hedef bölge için bir varyasyonu olmalıdır. Kültürel normları ve davranışları netleştirmek için, yapılması ve yapılmaması gerekenler eklemeyi deneyin. Örneğin, Japonya’da gündelik ifadeler profesyonellikten uzak olarak kabul edilebilir.

Bir Terminoloji Sözlüğü Oluşturun

Başarıya ulaşmak için çevirilerinizin tutarlı olması gerekir. Bir CAT aracı kullanın ve terimleri gerektiğinde güncellediğinizden emin olun.

Geri bağlantı (Backlink) Fırsatları İçin Yerel Siteleri Araştırın

Müşterilerinize ulaşmada etkili olabilecek bir yöntem de geri bağlantılardır. Geri bağlantı verebileceğiniz tüm yararlı kaynakları araştırın. Araştırma sonucunda sahip olduğunuz veri tabanı, çalışmalarınızın verimliliğini artıracaktır.

Sonuç olarak, global SEO stratejinizin başarıya ulaşması tamamen kullanıcılarınızla ne kadar empati yapabildiğinizle alakalıdır. Hedef kitlenizin ne aradığını biliyorsanız yerelleştirme stratejinizi buna göre şekillendirebilirsiniz.

SEO uyumlu içeriğin herhangi bir yerelleştirme stratejisinin temel taşı olduğunu unutmayın. Global SEO stratejiniz için zaman ayırın ve işlerinizi sorunsuz bir şekilde yeni coğrafyalara taşıyın.

Hızlıçeviri Hakkında Daha Detaylı Sorularınız mı Var?

Hızlıçeviri ile ilgili tüm sorularınız için bize 0 850 885 0 495 numarası ya da [email protected] mail adresi üzerinden ulaşabilirsiniz. Tüm sorularınızı cevaplamaktan memnuniyet duyarız.

Blog içeriklerimizden haberdar olmak için kayıt olun.

İngilizce-Çince Çeviri Zorlukları

çince çeviri

İngilizce ve Çince kadar birbirinden tamamen farklı olan başka bir dil çifti olmayabilir. Gelin, Çince çeviri yaparken bilmeniz gereken püf noktalara birlikte göz atalım.

Dünyada en çok insanın konuştuğu dil açık arayla Çincedir. Dünya üzerinde 1,3 milyar insan Çincenin bir diyalektini konuşuyor. Bu sayı, ikinci sırada gelen İspanyolcadan (460 milyon) ya da üçüncü sıradaki İngilizceden (380 milyon) çok daha fazla.

Çince aynı zamanda İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Arapça ve Rusça ile birlikte Birleşmiş Milletler’in altı resmi dilinden biridir.

Singapur, Hong Kong, ABD, Güney Afrika, Birleşik Krallık ve daha pek çok ülke dahil olmak üzere dünyanın her yerinde Çince konuşan insanlara rastlayabilirsiniz. Bu demektir ki işinizi uluslararası anlamda büyütmek istiyorsanız, Çince çeviri hizmeti sağlamayarak çok büyük bir kitleyi en baştan kaybetmiş olursunuz.

 

İngilizce-Çince çevirilerinde sıklıkla karşılaşılan 5 zorluk ve çözümleri

Çin uygarlığın beşiklerinden biri olduğundan dolayı Çinceden başka dillere pek çok kelime geçmiştir. Çinceden İngilizceye geçen feng shui (feng şui), monsoon (muson), ketchup (ketçap) gibi kelimeleri daha önce duymuş olabilirsiniz.

Ne var ki, İngilizce ve Çince kadar birbirinden tamamen farklı olan başka bir dil çiftini hayal etmek çok güç. İngilizce-Çince dillerinde çeviri yapan uzman çevirmenlerin sıklıkla dile getirdiği zorluklar ise şu şekilde sıralanabilir:

 

TEK BİR “ÇİNCE” DİLİ YOK

 

Çinceden bahsettiğimizde aslında Çincenin bölgeden bölgeye değişen farklı diyalektlerinden bahsetmiş oluyoruz: Mandarin, Wu, Gan, Xiang, Min, Kantonca, Hakka, Jin, Hu ve Pinghua. Hatta Çincenin yedi diyalektinden bazıları birbirinden o kadar farklı ki bu diyalektleri ana dili olarak konuşanlar birbirini anlayamıyor.

Mandarin Çincesi, Çin anakarasının resmi diliyken Kantonca daha çok Hong Kong’da konuşuluyor. Bu yüzden, kitlenize hitap ederken daha spesifik olmanız gerekir. Kitlenizin ihtiyaçlarını, diyalektlerini ve yaşadıkları bölgeleri ne kadar iyi anlarsanız onlarla doğru çeviri ekibi aracılığıyla kuracağınız bağ da o kadar güçlü olur.

 

ÇİN YAZISINDA KARAKTERLER KULLANILIR

 

Çincenin pek çok farklı diyalekti olsa da bu diyalektlerin her birinde yazıda aynı karakterler kullanılır. Japonca ve Korece gibi dillerde de benzer şekilde karakterler kullanılır.

Çince bir kelime İngilizcede ifade edilmek istendiğinde ‘pinyin’ ile yani Latin alfabesindeki harflerle yazılır. Çincede ise ideogramlar kullanılır. İngilizcenin en temel birimi kelimedir ve kelimeler cümleleri oluşturur. Çincenin en temel birimi karakterdir. Her bir karakterin kendine özgü bir anlamı vardır.

Çin alfabesi, ana dili İngilizce olan insanların düşündüğü tarzda bir alfabe değildir. Günümüzde Çincede, çocuklara okuma ve yazmada yardımcı olabilecek, Latin alfabesinden meydana gelen fonetik bir sistemi kullanılıyor. Ancak bu sistem çok fazla tercih edilmiyor.

Latin alfabesini kullanan dillerdeki kelimeler 26 harfin farklı kombinasyonlarından ibarettir ama Çincede farklı kelime ve söz öbeklerini oluşturan binlerce karakter var. Her karakter bir heceye denk geliyor.

Çince karakterleri yazmanın iki temel yolu var: Geleneksel Çince ve Basitleştirilmiş Çince. Geleneksel Çinceye göre daha modern olan Basitleştirilmiş Çince 1950’li ve 1960’lı yıllarda kullanılmaya başlandı. Bu ikisi arasındaki temel fark, Basitleştirilmiş Çincedeki karakter sayısı ve bu karakterlerin daha kolay bir şekilde yazılabilmesidir. Bunun dışında, Basitleştirilmiş Çincede Batı tarzında noktalama işaretleri de kullanılır.

 

RESMİYET ÖNEMLİ (AMA BİRAZ DAHA FARKLI BİR BİÇİMDE)

 

Latin alfabesini kullanan dillerde olduğu gibi Çincede de gramer yapıları ve hitaplarda resmiyet çok önemlidir. Çincede, İspanyolca ya da Fransızcada saygı belirtmek için kullanılan “siz” kelimesi yoktur. Çincede resmiyet, farklı bir şekilde yazılan yer isimleri ve soyadları üzerinden belirtilir.

Çincede yer isimleri ve kurum isimleri büyükten küçüğe yazılır. Örneğin; XX İlçesi, XX İli, XX Bölgesi, Çin şeklinde bir adres varsa yüksek rütbeli olanların başa, düşük rütbeli olanların sona yazılması adettendir. İngilizcede ise bu durum tam tersidir.

Bu sınıflandırma, soyadları için de geçerlidir. Çince çeviri yaparken kişinin ilk önce soyadı, sonra adı yazılır. Çinliler, soyadlarının atalarından geldiğine ve nesilden nesile aktarıldığına inanırlar. Bu yüzden, insanların ilk önce soyadı sonra da adı yazılır. İngilizcede ise bu durum tam tersidir.

 

ÇİNCEDE TONLAR VARDIR

 

Çince konuşurken en çok dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri telaffuzdur. Nasıl telaffuz edildiğine bağlı olarak kelimenin anlamını değiştiren dört ana ton vardır. Bunlar yazıda harflere eklenen, dile özgü işaretlerle belirtiliyor  ve konuşurken verilen yükselme, alçalma, sabit ya da tıslamaya benzer tonlarla aynı ifade ediliyor. Bu tonlar, Çince kelimelerin anlamlarını tamamen değiştirebilir ve Latin alfabesini kullanan dillerde bulunan gramer yapılarındaki zamanlar, sözcük dizilişi ve gramer uyumları kadar karmaşıktır.

 

ÇİNCENİN GRAMERİ DAHA BASİTTİR

 

Gramer kurallarından dolayı İngilizce, öğrenmesi en zor dillerden biridir. İngilizcede bir sürü istisna olduğunu unutmayın. Öğretmenlerin, “Geçmişte başlayan ve etkisi devam eden eylemler” açıklamasıyla beynimize kazıdığı fakat Türkçede net bir karşılığı olmadığı için İngilizce derslerinde kafamızı kurcalayıp duran “Present Perfect Tense” kuralını hatırladınız mı? Ya da kelimeleri çoğul yaparken yanlış kullandığmız çoğul eklerini?

İngilizce, bunlar gibi daha pek çok kural ve istisna barındıran bir gramer yapısına sahiptir. Çincenin grameri ise zamanlar ya da çoğulluk gibi durumlar içermez ve çok daha basittir.

Çincede isimlerin çoğul halleri yoktur ve fiiller zamana, fiil çatısına, özneye göre değişiklik göstermez. Kısacası, Çince kelimeler tek bir biçimde kullanılır ve Avrupa’da konuşulan birçok dilin aksine farklı durumlarda farklı çekim ekleri almaz. Çince ile İngilizcenin gramer yapıları arasındaki asıl fark şudur: Çincede zaman, yer ve yön belirten zarf niteliğindeki ifadeler cümlenin başına koyulurken İngilizcede genelde sonuna koyulur.

Çincede nesneleri, geçmiş zamanı ve isimleri birbirinden ayırt etmenin başka yolları vardır. Ancak genellikle Fransızca ve İspanyolcada olduğu gibi fiil zamanlarına ve zamirlere dair tabloları ezberlemeniz gerekmez, sadece bir kelime ve bir fiil biçimini öğrenmeniz yeterlidir.

Örneğin, İngilizcedeki “cat” (kedi) ve “cats” (kediler) kelimelerinin Çincede tek bir karşılığı vardır: “mao”. Aynı şekilde, İngilizcede “see” (görmek) fiili farklı zamanlara göre “saw”, “seen”, “see” olmak üzere farklı şekilde çekimlenir. Bu çekimlerin hepsinin Çincede tek bir karşılığı vardır: “kan”.

Çincedeki kelime dizilişi İngilizcedeki ile aynıdır: özne – fiil – nesne.

Bu yapısal farklılardan ötürü Çince ve İngilizce arasındaki kültürel ve dilbilimsel farklılıkları iyi bir şekilde anlayıp web sitenize ve içeriğinize yönelik tavsiyelerde bulunabilecek çevirmenlerle çalışmak çok önemlidir. Böylelikle, içeriğiniz sanki Çinli kitleniz için yazılmış gibi hissettirir. Buna benzer başka içeriklerimizi okumak için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Hızlıçeviri Hakkında Daha Detaylı Sorularınız mı Var?

Hızlıçeviri ile ilgili tüm sorularınız için bize 0 850 885 0 495 numarası ya da [email protected] mail adresi üzerinden ulaşabilirsiniz. Tüm sorularınızı cevaplamaktan memnuniyet duyarız.

Blog içeriklerimizden haberdar olmak için kayıt olun.

Çeviride İngilizce Kaynak Metin Kullanmanın Faydaları

ingilizce kaynak metin

Globalleşme ile birlikte İngilizcenin hayatın her alanında hâkim dil olduğu su götürmez bir gerçek. Çeviri sektörü için de bu durum bir hayli geçerli. Peki, kaynak dilin İngilizce olmadığı bir durumda çeviriyi İngilizce kaynak metin kullanarak yapmanın ne gibi faydaları olabilir?

 

İngilizcenin ortak dil olması

Dünyanın ortak dili İngilizce olmadan bilgiye ulaşmak, uluslararası düzeyde iletişim kurmak veya iş dünyasında varlık göstermek neredeyse imkansızdır. Bu açıdan İngilizceyi insanlığın, bilgi ve birikiminin anahtarı olarak görebiliriz. Örneğin, internetteki içeriklerin yarısından fazlasının İngilizce olduğunu biliyor muydunuz? Ana dili ne olursa olsun günümüzde herkes dünyaya doğrudan veya dolaylı olarak İngilizce ile bağlanıyor. İngilizcenin bu kültürel ve dilsel gücünü göz önünde bulundurarak çevirilerimizde kaynak dil olarak İngilizceyi kullanmak bizi bu dizgede tutacaktır.

 

İçeriklerin çoğunun İngilizce kaynaklı olması

Değindiğimiz bir önceki noktayla bağlantılı olarak, İngilizcenin dünya üzerindeki içeriklerin ana üreticisi olduğu böyle bir bağlamda İngilizce çeviri yaparken terimler ve referans metinleri gibi çeviri sırasında kullanabileceğimiz materyallere ulaşmak bu dille üretilen muazzam içerik hacmi nedeniyle çok kolaydır. Bu materyaller çeviri sırasında bize kolaylık sağlamasının yanında daha doğru metinler oluşturmamızı da sağlayacaktır. Örneğin, ticaret özelinde düşünürsek bu denli İngilizce ile iletişim sağlanan bir alanda referans olarak alınabilecek içerikler büyük oranda İngilizce olacaktır.

 

İngilizce bilen çevirmen bulma şansının diğer dillere göre yüksek olması

İngilizce aracılığıyla çeviri yapmanın bir diğer nedeni ise azınlık dilleri başta olmak üzere birçok dil çiftinde yeterli kalitede çeviri yapabilen çevirmenler bulmanın oldukça zor olmasıdır. Bu aşamada dünyanın ortak dili olan İngilizce tekrar devreye girer ve kaynak dilden İngilizceye yapılan bir çeviri aracılığıyla hedef dilimize ulaşırız. Hedef dilinde kaliteli çeviriler üreten çevirmenlerle çalışmamıza izin veren bu yöntemle birlikte çalışabileceğimiz çevirmen sayısı artar ve böylece çeviri süreci de hızlanır.

 

Sonuç

Sonuç olarak, dünya üzerinde yaklaşık 1,1 milyar insanın konuştuğu ve artık dünyanın ortak dili haline gelmiş olan İngilizce, hayatımızın her alanında olduğu gibi çeviri üzerinde de muazzam bir etkiye sahiptir. Çeviride İngilizcenin bu gücünü kullanarak daha kaliteli çevirilere daha hızlı bir şekilde ulaşmamız mümkündür.

Hızlıçeviri olarak hedefimiz birçok dilde kaliteli çeviri hizmeti sunmaktır. Bu nedenle özellikle azınlık dillerin çevirisinde Hızlıçeviri, kaynak metin İngilizce değilse kaynak metni önce İngilizceye çevirip, ardından ilgili azınlık dilde hizmet veren çevirmenlerden destek alarak ilerlemeyi her zaman daha avantajlı bulmaktadır.

Eğer sağladığımız çeviri hizmetlerinden yararlanmak istiyorsanız bize ulaşın.

Hızlıçeviri Hakkında Daha Detaylı Sorularınız mı Var?

Hızlıçeviri ile ilgili tüm sorularınız için bize 0 850 885 0 495 numarası ya da [email protected] mail adresi üzerinden ulaşabilirsiniz. Tüm sorularınızı cevaplamaktan memnuniyet duyarız.

Blog içeriklerimizden haberdar olmak için kayıt olun.