Skip to main content
Çeviri Blog Yazıları

Yerelleştirme Süreci ve Önemli Basamakları

By 8 Kasım 2022Kasım 25th, 2022No Comments
Yerelleştirme Sürecinin Önemli Basamakları

Haydi şimdi yapılması gerekenler listenizi açın ve listenize “yerelleştirme sürecini oluştur” adımını ekleyin. Hatta bize sorarsanız altını da birkaç defa çizin. Neden diye soracak olursanız cevabı basit: Yerelleştirme süreci oldukça önemli. İster büyümekte olan bir şirket olun ister köklü bir kurum, bu adımı atlamamalısınız. Süreçleri doğru bir şekilde otomatikleştirmekten zayıf noktaları belirleyip sorunları ortaya çıkmadan önlemeye kadar birçok işlemle yerelleştirme sürecini en başından planlamak size başarının anahtarını sunabilir.

Küreselleşme konusunda uzman olabilirsiniz, yeni pazarlara ilk kez adım atıyor da olabilirsiniz. Her halükarda başarıya giden yolda yapmanız gereken ilk şey basamakları ve planlamaları önceden belirleyerek bir harita çizmektir. “Ama biz çoktan yerelleştirmeye başladık” diyorsanız da sakın endişelenmeyin. Çünkü hiçbir şey için geç değil, sürecinizi şimdi de tasarlayabilirsiniz. Dahası, her şey süreci tasarlamakla bitmiyor. Farklı projelerde kazandığınız deneyimler ve aldığınız değerli geri bildirimlerle bu süreci sürekli olarak güncellemeniz gerekir.

Siz de listenizdeki yerelleştirme adımını gerçekleştirmeye kararlıysanız gelin hep birlikte esnek, ileriye dönük ve etkili bir yerelleştirme süreci planlamanın yollarına göz atalım.

Yerelleştirme süreci nedir?

Yerelleştirme süreci, şirketinizde yerelleştirmenin nasıl yapıldığını özetleyen basamakların ve işlemlerin bir derlemesidir. Bu süreç hem şirketten hem de şirket dışından önemli sayıda paydaşı ve görevi bünyesinde barındırır. Bu da en küçük yanlış anlaşılmaların bile kolayca kaosa yol açabileceği anlamına gelir. Her şeyin yazılı hale getirilerek üzerinde anlaşmaya varılması, herhangi bir standarda sahip olmayan görevlerde sıklıkla karşılaşabileceğiniz belirsizliği önleyebilir.

Sürdürülebilir ve etkili bir yerelleştirme süreci tasarlamak için önce birçok meslektaşınızla konuşarak fikirlerini alın. Halihazırda bazı içerikleri yerelleştiriyorsanız bu işe dahil olanlarla iletişim içinde olun. Henüz böyle bir şey yapmadıysanız da kimlerle iş birliği yapacağınızı iyi düşünmeniz gerekir. Bu konuda endişelenmenize gerek yok. Muhtemelen onların da sürecin nasıl yönetileceğine dair bazı fikirleri olacaktır. En azından kendi alanlarına giren konularda.

Yerelleştirme sürecinin paydaşları kimlerdir?

Kendi yerelleştirme sürecinizi tasarlamanın bir diğer güzel yanı nedir, biliyor musunuz? Tabii ki bu süreci tamamen şirketin ihtiyaçlarına ve yapısına göre düzenleyebilmek. Eğer küçük ve yeni bir girişimseniz muhtemelen personellerinizin çoğu sürecinizde bir şekilde yer alacaktır. Öte yandan, büyük bir kuruluşsanız bu süreci daha küçük bir çalışan grubuyla sınırlı tutabilirsiniz. Projenin oluşturulmasında, yerelleştirilmesinde veya uygulanmasında görev alan herkesin bu süreçte yer aldığından emin olun.

Yerelleştirme süreci genellikle aşağıdaki paydaşlardan oluşur:

  • Yerelleştirmekte olduğunuz ürün veya özelliğin hazırlanmasından sorumlu kullanıcı deneyimi (UX) ve tasarım ekibi
  • Yerelleştirilecek metin ve/veya kullanıcı deneyimi yazarları
  • Metni çeşitli dillere yerelleştirecek olan çevirmenler
  • Akışı denetleyerek herkesin senkronize olmasını sağlayan ürün yöneticileri
  • Yerelleştirilecek dizgileri sürece hazırlayan ve süreç sonunda dizgileri platformdan çeken geliştiriciler
  • Yeni ürün veya özelliğin farklı pazarlarda lansmanını yapan pazarlama ekibi

Tabii ki bazı durumlarda başka paydaşların da katkısına ihtiyaç duyabilirsiniz. Örneğin, hassas içerikleri yerelleştiren bazı şirketler hukukun da işin içinde olmasını isterken bazıları kültürel farklılıklar için yerel danışmanlardan tavsiye isteyebilir. Size önerimiz, katkı sağlayabilecek herkesi göz önünde bulundurun ve bu süreçte yer almaları gerekip gerekmediğini onlara sorun.

Yerelleştirme süreci hangi basamaklardan oluşmalı?

Yerelleştirme sürecinizi planlayın. Bu aşamada her şeyi dikkate alın. Projenizin oluşturulduğu andan hedef kitlenize ulaştığı ana kadar bütün süreci düşünerek planlamanızı yapın. Yaşanabilecek her türlü pürüze ve dönüm noktasına dikkat çekin. Bunlar sizin için yol gösterici olacak.

Ardından, sürecin basamaklarını belirlemek için her aşamayı küçük parçalara ayırın. Birazdan da bahsedeceğimiz gibi ileriyi düşünün, kalite ve verimlilik gibi konuları sakın göz ardı etmeyin. Ayrıca, ekibinizin süreç boyunca ihtiyaç duyacağı prosedürleri ve yönergeleri her zaman ellerinin altında hazır bulundurun.

Yerelleştirme sürecinizi ihtiyaçlarınıza göre tasarlarken aşağıdaki adımları da dikkate almalısınız:

Adım 1: Proje kapsam ve hedeflerini belirleyin

Mevcut yerelleştirme projesine hangi özelliklerin veya materyallerin dahil edileceğini belirlemek için ekibinizle toplantılar yapın ve görüşleri dinleyin. Bu, başarı kıstaslarınızı belirleyerek hedefinize ulaşmanız konusunda sizin için bir şans yaratacaktır.

Yerelleştirme sürecinize başladığınızda acele etmeyin. Şimdiye kadar çıkardığınız dersleri gözden geçirmek için kendinize biraz zaman tanıyın. Meşhur bir söz vardır: geçmiş, okumasını bilenler için iyi bir kitaptır.

Adım 2: Kaynak materyalleri oluşturun

Adından da anlaşılacağı üzere bu adım, ürünü kaynak dilde oluşturmakla alakalı. Buna modellerin veya şemaların tasarlanması, üslubun belirlenmesi ve yerelleştirilecek kullanıcı deneyimi içeriklerinin yazılması da dahildir.

Bu görevler sadece yerelleştirmeye özgü değildir, genellikle her ürünün tasarım aşamasında ele alınır. Ancak, bu süreçte yerelleştirmeyi aklınızın bir köşesinde tutmak size daha sonrası için zaman kazandıracaktır. Ayrıca ilerisi için daha hazırlıklı olmanızı da sağlar.

Adım 3: İçeriğinizi yerelleştirme süreci için hazırlayın

Bu adımda, çevirmenler veya yerelleştirme büroları için bir paket hazırlanır. Bu paketin, yerelleştirilecek dizgilerle birlikte yerelleştirme talimatlarını ve bilgilerini ayrıntılı bir şekilde içermesi önemlidir.

İşte tam da bu noktada dil uzmanlarınızla iletişim kurmak için kullanacağınız kanalları belirlemelisiniz. Böylece onların sorularına hızlı bir şekilde dönüş yapabilir, ihtiyaç duyduklarında ek bilgi sağlayabilirsiniz. Bu adımların sonunda yerelleştirilecek dizgileri herhangi bir CAT (bilgisayar destekli çeviri) aracına yüklemek kalıyor.

Adım 4: İçeriğinizi yerelleştirin

Artık yerelleştirmeye başlayabiliriz. İlk önce dil uzmanlarınıza hazırladığınız paketi gönderin, böylece proje gereksinimlerini daha iyi anlayarak marka imajı hakkında bilgi sahibi olabilirler. Ardından, projeyi çeviri ve düzenleme aşamalarından geçirin. Ayrıca kaliteyi sağlamak adına ek aşamaları da sürece dahil edebilirsiniz.

Aslında sadece bu adım üzerine bile koca bir kitap yazılabilir. Tahmin edebileceğiniz gibi bu konuda koca koca kitaplar çoktan yazılıp çizildi bile. Uzun lafın kısası, buradaki rolünüz dil uzmanlarını kelimelerle dolu yerelleştirme serüvenlerinde desteklemek olacaktır. “Peki bunu nasıl başaracağız?” diyorsanız gelin şu adımlara bir göz atalım:

Yukarıda bahsettiğimiz gibi yerelleştirme ile ilgili bilgileri gönderin;
Özenle hazırlanmış bir terim listesi ve çeviri belleği oluşturun;
Soru sorarken kendilerini rahat hissetmelerini sağlayın, ayrıntılı ve net yanıtlar verin;
Proje üzerinde çalışmaları için onlara yeterli zaman tanıyın;
Karakter sınırları gibi teknik konularda net olun;
Son kez gözden geçirebilmeleri için onlara çevrilmiş ekran görüntülerini/modelleri gönderin.
(Ayrıca, ekibiniz ve şirketiniz için işe yarayacak tüm ipuçlarını sürece dahil etmekten çekinmeyin)

Adım 5: Kapsamlı bir kalite kontrolü yapın

“Tüm işlerim bitti!” diyorsanız yanılıyorsunuz. Bu aşamada biten tek şey yerelleştirmedir ama sizin işiniz kaldığı yerden devam ediyor. Yerelleştirilmiş dizgileri platformdan çektikten sonra pek çok sorunla karşılaşabilirsiniz. Bu nedenle, tüm ekranları düzen, bağlam ve biçimlendirme sorunları açısından dikkatle incelemeniz gerekir. Bunu şirket içinde tek başınıza halletmek zorunda da değilsiniz. Dil uzmanlarından yardım isteyin ve yerelleştirilmiş ürünün ekran görüntülerini ve linklerini onlarla paylaşın. Dili aktif olarak kullandıkları için olası sorunları daha kolay fark edebileceklerini unutmayın. Ayrıca, yıllardır kullanıcı olarak da bu tür sorunlarla karşılaştıkları için konuya daha aşina olmaları muhtemel.

“Tamam mı, devam mı” ikileminden devamı seçiyorsanız yapacağınız son bir şey daha var: ürününüzü beta sürümüyle teste sokup kullanıcılardan geri dönüşte bulunmalarını rica edebilirsiniz. Böylece kritik sorunları ve kültürel aksaklıkları ürün piyasaya çıkmadan tespit etmiş olacaksınız.

Adım 6: Bir geri bildirim sistemi kurun

Beta geri bildirimin oldukça faydalı olduğu yadsınamaz bir gerçek. Ancak içeriğinizin kalitesinin sürekli artmasını istiyorsanız düzenli bir geri bildirim sistemi oluşturmanız şart. Her adımın olması gerektiği gibi işlediğinden ve sürecin şirketinize gerçek bir değer kattığından emin olmak için paydaşlarınızla düzenli toplantılar planlayın veya bir anket paylaşın.

Tüm yerelleştirme süreçleri aynı mıdır?

Tabii ki değildir. Örneğin, esnek bir süreç tasarlamak, farklı yerelleştirme ihtiyaçlarını ele alırken çok daha önemlidir. Yalnızca uygulamaya yönelik bir süreçte ise aynı kişilerin dahil olduğu tek bir veri akışı önemli olacaktır. Ancak ihtiyaçlarınız bundan daha karmaşık bir hal alırsa bu süreci kolaylaştırmak için farklı iş akışları oluşturmanız gerekebilir.

Yerelleştirdiğiniz her kanalın kullanımını ve amacını göz önünde bulundurmak, süreci etkili bir şekilde tasarlayarak doğru dil uzmanlarını bulmanıza yardımcı olacaktır. Örneğin bir uygulamayı yerelleştirmek, kullanıcı deneyimi yazımı ve ürün uzmanlığı gerektirecektir. Bir web sitesinin açılış sayfası içinse pazarlama ve dönüşüm bilgisine sahip dil uzmanlarını tercih etmenizi tavsiye ederiz.

Yerelleştirme sürecini tasarlarken dikkate almanız gerekenler

1. En başından itibaren ileriyi de düşünün

Yerelleştirme ihtiyaçlarınız ve ekibiniz küçük olsa bile her zaman büyük düşünmek en iyisi olacaktır. Başlangıçtan itibaren doğru prosedürlerin oluşturulması ileride çıkabilecek sorunları önler, böylece şirketiniz küresel çapta mümkün olduğunca hızlı ve sorunsuz bir şekilde yükselerek büyür.

Gelin bir örnek üzerinden gidelim: Bir finans teknoloji şirketi olan Revolut yerelleştirme sürecine başladığında ekipte sadece 20 kişi vardı. Özel bir ekipleri yoktu, bu da süreçlerini diğer iş görevleriyle birlikte yürütecek şekilde oluşturmaları gerektiği anlamına geliyordu. Ancak, Lokalise gibi gelişmiş teknoloji araçlarını iş akışlarına dahil ederek ne kadar vizyoner olduklarını gösterdiler. Şu anda 2000 kişilik bir şirket haline geldiler. Henüz işin başındayken ileriyi düşünmeleri yerelleştirme sürecini pürüzsüz bir şekilde yürütebilmelerini sağlayan şey oldu.

Revolut Mobil Başkanı Edward Cooper bu süreci şu şekilde anlatıyor: “RWS Moravia ile çalışmaya başladığımızda zaten kendi iş akışları vardı. Lokalise, bu iş akışlarını kolayca sistemlerine entregre edebiliyordu. Biz de kendi iş akışımızı Lokalise’e entegre edebildik ve çeviri süreçlerini sadece şirketimizin çalışanlarıyla değil, başka bir şirketle de çok iyi organize edebildik.”

2. Tek bir kaynak belirleyin

Farklı şirketler ve araçlarla çalıştığınızda iş akışlarınız karmaşık hale gelebilir, bu yüzden önemli bir değişikliği veya güncellemeyi gözden kaçırabilirsiniz. Örneğin, ürün ekibinizin belleğinizde veya içerik yönetim sisteminizdeki İngilizce metnin kendisinde küçük bir değişiklik yaptığını varsayalım. Modelleme ve yerelleştirme aşamalarını atlayarak fark edilmesi neredeyse imkansız bir tutarsızlık meydana getirebilirler.

Bunu önlemek amacıyla metniniz için hem kaynak dilde hem de yerelleştirilmiş dilde içeriklerin toplandığı tek bir kaynak tanımlamanız çok önemlidir. İster model ve içerik yönetim sisteminiz ister yerelleştirme aracınız olsun, metnin A noktasından Z noktasına her zaman aynı yönde akmasını sağlayın.

3. İnsanları sürecin parçası haline getirin

Maksimum üretkenlik ve verimlilik arayışımızda bazen yerelleştirmenin insanlar için yapıldığını unutuyoruz. Bu süreçteki en önemli unsurun insanlar olduğunu hatırlamak gerekiyor. Yüksek kaliteyle birlikte hedef metnin net ve akıcı olması ve düzen unsurlarının tüm dilleri destekler nitelikte olması için doğru adımları takip edin.

Bunu sağlamanın en iyi yollarından birisi, belirli aralıklarla (ayda bir kez veya yeni bir özellik çıkarıldıkça) kullanıcı geri bildirim sisteminden yararlanmaktır. Böylece, ürününüzün kullanıcılarınız tarafından nasıl görüldüğüne ve gelecekte neleri değiştirmeniz gerektiğine dair fikir sahibi olabilirsiniz.

4. Otomasyondan korkmayın

Otomasyonun zor bir süreç olduğunu biliyoruz fakat Localise gibi gelişmiş yerelleştirme araçlarının bunu kolaylaştırdığı da bir gerçek. Peki ne işe yarar bu araçlar? Sadece profesyonel iş gücünüz için görev dağılımını kolaylaştırmakla kalmaz, aynı zamanda tekrarlayan görevleri otomatikleştirerek insan kaynaklı hataları ve gecikmeleri önemli ölçüde azaltabilir.

İş akışlarınızı otomatikleştirdikten sonra sandalyenize yaslanıp yerelleştirme sürecinin sorunsuz bir şekilde ilerleyişini izleyebilirsiniz. Yerelleştirilmiş dizgileri platformdan çekmesi için tek bir geliştiriciyi beklemenize veya dizgileri tek tek kontrol etmenize de artık gerek yok. Örneğin Deliveree firması ekibi, daha önce çevirilerin gelmesini bekleyerek oldukça fazla zaman harcıyordu. Ancak çeviriden geliştirmeye iş akışlarını otomatikleştirerek tüm yerelleştirme sürecini zaman ve maliyet açısından daha verimli hale getirdiler.

5. Devamlı geri bildirim alın

Yerelleştirme sürecinin ilk günden mükemmel olmasını beklemeyin. İşleri uygulamaya koyduğunuzda ekip arkadaşlarınız neyin işe yarayıp neyin hala geliştirilmesi gerektiğini zamanla anlayacaktır. İşte bu aşamada onlardan topladığınız geri bildirimlerle eksiklikleri ve pürüzleri gidermeniz gerekir.

Geri bildirimler için belirli zaman aralıkları da belirleyebilirsiniz. Ayrıca ekibinizin büyüklüğüne bağlı olarak süreçlerin nasıl işlediğine dair görüş almak için farklı paydaşlarla toplantılar düzenlemek mantıklı olacaktır. Bu mümkün değilse geri bildirim almak için bir anket de hazırlayabilirsiniz.

Konuya genel bir göz attığımıza göre birlikte yerelleştirme sürecini keşfedebiliriz.

Sizce de şimdi ekibinizle bir araya gelip şirketinizin ihtiyaçlarını konuşmanın zamanı gelmedi mi? Unutmayın, bir işte usta olmak için bunu bir kez yapmak yetmez. Aynı kural yerelleştirme süreci için de geçerlidir.

Hızlıçeviri Hakkında Daha Detaylı Sorularınız mı Var?

Hızlıçeviri ile ilgili tüm sorularınız için bize 0 850 885 0 495 numarası ya da [email protected] mail adresi üzerinden ulaşabilirsiniz. Tüm sorularınızı cevaplamaktan memnuniyet duyarız.

Blog içeriklerimizden haberdar olmak için kayıt olun.